Abstract
İslam medeniyetinde gelişip ortaya çıkan dil ilimlerinin en önemlilerinden biri aruz ilmidir. Teşekkülünü erken dönemlerde tamamlayan aruz ilmi zengin bir terminoloji ve literatüre sahiptir. Öyle ki ilmin kurucusu Halîl b. Ahmed’den sonra aruz hakkında çeşitli hacimlerde çok sayıda eser kaleme alınmıştır. Bu eserler içerisinde, şerh ve muhtasar olarak telif edilmiş birçok risale de yer almaktadır. Aruz risalelerinin bazısı daha önce yazılmış telifleri ve didaktik manzumeleri şerh etmeye odaklanırken bazısında da aruz ilminin konuları tartışmalardan arındırılarak muhtasar halde ele alınmıştır. Aruz konularını detaya girmeden özlü ve öğretici bir şekilde işleyen risalelerden bir tanesi Muhibbuddîn İbnu’l-İmâm’ın Tuhfetu’l-habîbi’l-melhûz bi ʿilmi’l-mîzân ve’l-ʿarûz adlı risalesidir. Hayatı hakkında çok fazla bilgi bulunmayan müellifin günümüze ulaşmayan başka bir eserinden ihtisar ederek hazırladığı bu eser, aruzun temel konularıyla ilgili özlü bilgiler vermektedir. Öyle ki müellif bazı temel terimleri izah ettikten sonra vezinleri meydana getiren tefʿilelere dair bilgi vermiş ve tefʿilelerin sayısı hakkındaki farklı görüşlere temas etmiştir. Ayrıca tefʿilelerde meydana gelen birer değişiklik olan zihaf ve illetlere değinerek tanımlarını zikretmiştir. Daha sonra her bir aruz bahrini ele alarak şiirlerle örneklendirmiştir. Risalede müellifi özgün kılan ve diğerlerinden ayıran birtakım hususlar bulunmaktadır. Sözgelimi, bahirlerin aruz ve darb sayılarına işaret etmek için ebced hesabından yararlanarak nazmettiği on altı beyit, zihaf ve illet isimlerinin kolay ezberlenmesi için nazmettiği beş beyit, bir ayetten iktibasta bulunduğu üç beyitlik mevâliyyâ ve hezec bahrinin tâm hali için tespit ettiği iki beyit, müellifin risalesini özgün kılan hususların başında gelmektedir. Aruz ilmine kıymetli katkıları bulunan müellifin bu risalesinin, tahkikli neşrinin yapılması suretiyle dijital literatüre kazandırılması hedeflenmiştir. Ancak kapsamlı taramalar sonucunda risalenin yalnızca tek bir nüshasına ulaşılırken bu nüshanın müellif tarafından temize çekilmiş nüsha olduğu tespit edilmiştir. Temize çekilmiş bu nüshanın okunaklı ve harekeli oluşu; her bir harf ve harekenin büyük önem taşıdığı aruz ilmine dair kaleme alınmış risalenin tahkikli neşri için önemli bir kolaylık sağlamıştır. Ancak özellikle şiir vezinleriyle ilgili bazı hususlarda tercih imkânı sunabilecek ikinci bir nüshanın bulunmayışı da bir eksiklik olarak kendini göstermiştir. Bu makalenin birinci bölümünü teşkil eden dirâse kısmında müellif ile risalesinin tanıtımına odaklanılarak risalenin içeriği, yöntemi ve kaynakları hakkında detaylı bilgiler sunulmuştur. İkinci bölümde ise risalenin tahkikli neşrine yer verilmiştir.